Doktor Asistan İletişim

0 533 661 34 44

Çalışma Saatleri

Pzt - Ct : 08:00 - 18:00

Jinekolog Doktor Muzaffer ŞENGÜL

14.02.1972’de Giresun ’un Doğankent ilçesinde doğdum. İlk okul, orta okul ve lise öğrenimimi Doğankent Lisesinde tamamladım. Yüksek öğrenime 1989 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp fakültesinde başladım ve 1993 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesine yatay geçiş yaptım. 28.07.1995 tarihinde İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden mezun oldum. 28. 12. 1995 ile 01. 12. 1998 tarihleri arasında Muş Malazgirt ilçesi Devlet Hastanesi’nde pratisyen hekim olarak görev yaptım. Aynı hastanede Başhekimlik ve Sağlık Grup Başkanlığı görevini yürüttüm.Eylül 1998 Tıpta Uzmanlık Sınavında kazanmış olduğum Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalından 11.07.2003’de Uzman olarak mezun oldum.

20 Ağustos 2003 'ten beri Eski adıyla Adana Universale Hastanesi' Yeni adıyla Özel Adana Hastanesinde Başhekim yardımcısı olarak görevime devam etmekteyim.Yabancı dil olarak İngilizce bilmekteyim. Evliyim, eşim öğretmen, bir kız ve bir erkek çocuk babasıyım.

www.adanakurtaj.com

Kürtaj hakkında detaylı bilgileri temin edebilirsiniz...

www.adanakadindogum.com

Kadın doğum ile ilgili bilgilerin paylaşıldığı web sitemiz...

www.adanajinekolog.com

Jinekoloji hakkanda bilgilerimizin paylaşıldığı web sitemiz...

Yeni Proje Sitemiz Yakında!

Güncellenmektedir...

Genital Estetik

Son yapılan araştırmalara göre, genital estetik konusunda kadınların oldukça hızlı bir şekilde artan talepleri bulunuyor. Genital estetik bugünün teknolojisiyle cerrahi olarak ve ameliyatsız genital estetik başlığı altında değerlendirilen, yüz güldürücü sonuçlar veren bir uygulamadır.

Kızlık Zarı Dikimi

Kızlık zarı dikimi (diktirme) ameliyatı kızlık zarının yırtılması sonucukızlık zarı onarımı ve tamiri işlemleridir. Kızlık zarı diktirme ameliyatı günümüzde birkaç farklı teknik ve yöntemle yapılmaktadır. Kızlık zarı dikiminin tıptaki ismi himenoplasti ameliyatıdır. "Himen" kızlık zarı demektir. "Plasti" ise kızlık zarının dikim ve onarımıdır. Kızlık zarı diktirmek için öncelikle kızlık zarı muayenesi ile kızlık zarının bozulduğu anlaşılır. Halk arasında bu işlem bekaret yenileme (bekaret dikimi) olarakta bilinir. Evlilik ve düğün planı ya da dikim sonrası ilk ilişki ne zaman olacaksa kızlık zarının dikilme yöntemi buna göre belirlenir. Evlilik planı yakın ise geçici kızlık zarı dikimi, evlilik planı uzun ise kalıcı kızlık zarı dikimi yapılır. Kızlık zarının yırtılması (bozulması) cinsel ilişki, mastürbasyon, düşme, çarpma tekvando ve benzeri spor ile genital bölgeye darbe alma sonucu oluşabilmektedir. Kızlık zarını diktirmek anlaşılır mı? Kızlık zarının dikildiği ancak bu konuda uzman bir jinekolog doktor tarafınca anlaşılır. Kızlık zarı dikimini herkes yaptırabilir mi? Kızlık zarı dikimini 18 yaş üstü herkes yaptırabilir. Hatta 50-60 yaşındaki bir bayandan birkaç doğum yapmış bir bayana kadar herkes bu küçük ameliyatı yaptırabilir. Kızlık zarı dikimi ameliyatı nasıl yapılır? Kızlık zarı dikimi ameliyatı ile ilgili 3 farklı cerrahi yaklaşım ve yöntem sunulmuştur. Kızlık zarı yeni bozulmuş olan bayanlarda yani 7-10 gün içinde bozulmuş ve yırtılmış kızlık zarı bölgesinde uygun sayı ve boyutta kalıntı doku var ise kızlık zarı bölgesindeki kalıntı doku parçaları kullanılarak onarım yapılabilir. Yöntem kızlık zarı yenileme (rejenerasyon) ameliyatı olarak bilinir. Genellikle 2-3 adet kalıntı doku parçası diğerlerine göre daha büyük olur. Bizim için önemli olan işte bu büyük canlı kalıntı doku parçalarıdır. Kalıntı kızlık zarı parçaları genellikle üçgen şeklindedir. "V" harfi şeklinde olan bu en büyük kalıntı canlı doku parçalarının kenar kısımları birleştirilerek dikilir. Bu parçalar dikilirken iç kısımlar ve dış kısımlar yanyana ve düzgün olacak şekilde onarım yapılır. Ufak kalıntı kızlık zarı parçalarının dikilmesi gerekmez. Amaç canlı ve büyük doku parçalarını kullanarak en az cerrahi işlemle en iyi dikimi sağlamaktır. İşlem sırasında dokuların fazla zedelenmesi bölgenin iyileşme sürecini bozacağından cerrahi tekniği en iyi şekilde kullanmak oldukça önem arz eder. Bu nedenle deneyimli bir doktorun işlemi yapması gerekir. Dikilen kalıntı doku parçalarının kendi damarsal kanlanmaları bulunmakta olduğundan kalıntı dokunun boyut ve kanlanması ne kadar iyi ise yenilenme süreci o kadar kısa ve kolay olacaktır.

Atılan dikişler sonradan alınmaz. Bu dikişler doku içinde eriyerek kendiliğinden kaybolur. Eğer kızlık zarı 7-10 gün sonrasından daha eski bir tarihte bozulmuş ise işlem tekniği değişmektedir. Bu durumda bozulmuş kızlık zarıyerinde yeteri sayı ve boyutta canlı kalıntı doku parçası bulunmaz. Bu durumda kızlık zarı mukoza yani kişinin kendi dokusu kullanılarak yeniden oluşturulur. Yöntem flep kızlık zarı dikimi ya da kalıcı kızlık zarı dikimi olarak bilinir. Kaldırılan doku parçaları birbirine dikilir. Eriyebilen dikiş kullanıldığından dikiş aldırmaya gerek yoktur. Bir diğer yöntem ise geçici kızlık zarı dikimi olarak bilinen daraltma tekniğidir. Eski bir tarihte kızlık zarı bozulmuş bayanlarda o bölgede yeteri boyut ve sayıda kalıntı doku bulunmaz. Bu durumda ya kalıcı ya da geçici kızlık zarı dikimi düşünülür. Eğer düğün tarihi yakınsa yani 7-10 gün içinde olacaksa geçici kızlık zarı dikimi yapmak daha uygun olmaktadır. Geçici kızlık zarı dikimibde kızlık zarının bulunduğu bölge dikiş atılarak daraltılır. Yani burada fokal darlık oluşturulur. Cinsel ilişki kısa süre sonra olacağından bu şekilde ilişki sırasında kanama sağlanmış olur. Eriyebilir olduğundan dikişlerin alınmasına gerek yoktur. Kızlık zarı dikimi yapılırken ağrı olur mu? Kızlık zarı dikimi ağrılı bir işlem değildir. Himenoplasti için genellikle lokal (bölgesel) anestezi tercih edilir. Oldukça konforlu ve kolay bir şekilde işlem yapılır. Ancak bazı kişilerin ağrı eşikleri oldukça düşüktür. En ufak acıya ve ağrıya dayanamazlar. Bu kişilerde ise sedatif anestezi tercih edilir. Sedasyonla anestezide kişi uyutularak işlem yapılır. Ağrı ve acı hissetmez. Kızlık zarı dikimi sonrası bakım nasıl yapılır?

• Pansuman uygulanmaz.
• Ameliyat sonrası genital bölge ılık su ile temizlenir.
• Varsa doktorunuzun verdiği merhem ve kremler uygulanır.
• Ağrı olursa doktorunuzun önerdiği ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir.
• Doktorunuzun önerdiği antibiyotikler 7-10 gün kullanılır.
• Seçilen ameliyat, teknik, yöntem ve öneriler her hastaya göre değişebilir.

Gebe Takibi

Gebelik takibi, gebeliğin belirlenmesinden doğuma kadar geçen 40 haftalık (Son adet tarihinden itibaren) süreçte anne adayının düzenli ve periyodik kontrollerinin yapılmasıdır.


Her gebe kadının gebelik süresince bir sağlık elemanı veya kurumu tarafından izlenmesi gereklidir. Annenin gebelikte sağlıklı olması, sağlıklı bebek doğurması doğum öncesi bakımla sağlanır.


Bu kontrollerde olabilecek sağlık sorunları erkenden belirlenebilir, gerekli önlemler zamanında alınabilir, doğumun doğru zamanda ve en iyi koşullarda yapılması sağlanır. Gebelik takibi gebeliğin ilk 3 ayı içinde (tercihen gebelik testi pozitifliğini takriben hemen) başlamalı, başlangıçta aylık kontroller yapılırken son 3 ayda gebenin durumuna göre sıklaştırılmalıdır.


Daha önceki gebeliğinde problem yaşamış kadınların yeni gebeliklerinde benzer sorunları olabilir. Hiç sorunu olmamış bir kadının 3. gebelikten sonra giderek artan sıklıkta anne ve bebek komplikasyonları da ortaya çıkabilir. Doğum sayısı arttıkça gebeliklerin kolaylaştığı doğru değildir. Annenin çok genç yaşta ya da ileri yaşta olması, çok sık doğum yapması veya başka bir hastalığının olması, gebe iken kendisinin ve doğacak bebeğin sorunlarla karşılaşmasına neden olabilir. Bu gebelikler “riskli gebelikler” grubu olarak çok daha ciddi bakım ve takibi gerektirirler.


İlk gebelikte kadının anneliğe uyum yapabilmesi için yardıma gereksinimi vardır. Bu nedenlerle ilk gebeliklerde doğum öncesi bakım özellikli ve önemlidir. Her kontrolde ağırlık ölçümü, kan basıncı ölçümü, karın muayenesi ve ultrasonografi ile bebeğin büyümesinin takibi ve varsa gebenin mevcut şikayetleri değerlendirilir. Gebelik öncesi dönemde yapılmamışsa ilk muayenede tam kan tablosu, rutin biyokimya ölçümleri, açlık kanşekeri, hepatit markerları, kan grubu tayini, vitaminB12 düzeyi ve idrar kültürü yapılır. Dönem dönem tam kan sayımı görülür, gebe kadın vajinal ve idrar yolu enfeksiyonu açısından düzenli aralıklarla sorgulanır ve gerekirse kültür testleri ile enfeksiyon ekarte edilmeye çalışılır.

Jinekolojik Hastalıklar

ADET DÜZENSİZLİĞİ
Pratik olması açısından adet düzensizliğini kadın hayatının farklı evrelerinde incelemekte fayda vardır. Bu amaçla kadın hayatını çocukluk, ergenlik, doğurganlık, premenopoz (menopoz öncesi) ve menopoz olarak ayırmakta ve düzensiz kanamaları bu şekilde incelemekte fayda vardır:
Çocukluk çağı doğumdan ilk adet görülene kadar geçen zamandır. İlk adet kanaması ortalama 12 yaşında görülür. İlk adetin 9 yaşından önce görülmesi durumunda hormonal bir bozukluk sözkonusu olabileceği gibi, 16 yaşına kadar gerçekleşmemesi durumunda hormonal bir bozukluk dışında yapısal bazı kusurlar da (kızlık zarının tam kapalı olması ve kanın akmasına izin vermemesi, genital organların olmaması gibi) sözkonusu olabileceğinden mutlaka jinekolojik değerlendirme gerekir.

Ergenlik Dönemi
İlk adetin görülmesiyle birlikte genç kadınlığa ilk adım atılır. Ancak hormonal sistemin olgunlaşması iki yıl gibi bir sürede tamamlandığından siklusların bir kısmı ovulasyon (yumurtlama) olmadan gerçekleşir. Bu yüzden ergenlik döneminde adet gecikmelerine ve/veya adetlerin normalden uzun sürmesine sık rastlanır. Bu dönemdeki bir genç kızın 6 ay boyunca adet görmemesi ve/veya gördüğü kanamaların normalden fazla olduğunun düşünülmesi durumunda jinekolojik değerlendirme gerekir.
Doğurganlık dönemi
Ergenlik döneminin belli bir aşamasından itibaren adetler düzenli hale gelir ve siklusların tümünde ovulasyon (yumurtlama) olur. Bu dönem kadının gebe kalabileceği dönemdir ve menopoza kadar devam eder.
Bu dönemde en sık görülen adet düzensizlikleri gecikmeler, ara kanamalar, adetin fazla olması ve uzun sürmesi ya da az olması ve kısa sürmesi şeklinde olur.
Gecikmeler: Doğurganlık döneminde de adet gecikmelerine sık rastlanır. Aktif cinsel yaşamı olan ve etkin bir korunma yöntemi kullanmayan kadında görülen adet gecikmelerinin en muhtemel nedeni gebeliktir. İkinci muhtemel neden de herhangi bir şekilde o siklusta ovulasyon (yumurtlama) olmaması ve bu nedenle "dökülmenin" gecikmesidir. Düzenli adet gören bir kadında beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan gecikmenin nedeni ise stres, mevsimsel değişiklikler, mekan değişiklikleri olabilir. Bir kadında senede bir kez adet gecikmesi olması ileri inceleme gerektiren bir durum değildir. Ancak adet gecikmesi senede bir kereden çok oluyorsa ve/veya gecikmelerden biri 6 aydan daha uzun sürüyorsa hormonal tetkik yapılması gerekir.
Adet gecikmesinin diğer önemli nedenleri arasında aylık ya da üç aylık korunma iğneleri ya da kola uygulanan hormon çubuklarının içinde bulunan hormonların yanetkileri sayılabilir.
Ara kanamalar: Doğurganlık döneminde sık görülen diğer bir adet düzensizliğidir. En muhtemel neden serviksteki enfeksiyonlardır. Diğer muhtemel nedenler miyomlar (uterusta bulunan selim tabiatlı urlar) ve serviks polipleridir (polipler de selim tabiatlı oluşumlardır). Spiral kullanımı, doğum kontrol hapı kullanımı, aylık, üçaylık iğneler ve kola uygulanan çubuklar da lekelenme tarzında ara kanamalara neden olabilirler.
Adetin fazla olması: En muhtemel neden yumurtlama olmadan gerçekleşen siklustur. Diğer nedenler spiral kullanımı, aylık, üçaylık iğneler ve kola uygulanan çubuklardır. Farkında olunmayan gebeliğin düşükle sonuçlanması da yanlışlıkla adet kanaması sanılabilir.

4 Boyutlu Ultrason

1970’li yılların başlarından itibaren modern tıbbın hizmetine giren ultrason cihazları günümüzde gebelik izlemlerinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.

Ultrason cihazlarının çalışma prensibi, kulağın duyamayacağı yüksek frekanstaki (ultra-sound) ses dalgalarının üretilerek bir prob (transducer) yardımıyla dokuya yollanması ve daha sonrasında değişik yoğunluklardaki dokulardan yansıyan ses dalgalarının bir ekran (monitor) üzerinde görüntülenmesi esasına dayanmaktadır.

Özellikle bilgisayar teknolojileri ve endüstriyel alandaki gelişmeler ultrason cihazlarındaki görüntü kalitesini arttırmış, her geçen gün de arttırmaya devam ettirmektedir.

En son teknolojik ürün olan 4 boyutlu (4D) ultrasonlardaki görüntü kalitesi, standart 2 boyutlu (2D) ultrasonlardan çok daha iyi olup -adeta MR cihazındaki gibi- dokulardaki detaylar ayrıştırılabilmektedir.

1250

Hasta Muayenesi

1350

Medikal Ameliyatlar

1560

Doktor Muayenesi

Randevu Alabilirsiniz...

Kürtaj müdahalesi için randevu alabilirsiniz...

Mesaj Gönderiniz

Her türlü istek ve sorularınızı mesaj olarak atabilirsiniz.